Kişisel

Siz de Kadınsınız!

Dün, yani 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günüydü! Bu konuda ne kadar bilgi sahibiydiniz, ne kadar ilgilendiniz? Bir kadın olarak ne kadar bilinçlendiniz? Bu satırları okuduğunuzda belki şaşıracaksınız. “Candan, sen böyle şeyler yazmazdın!” diyeceksiniz ama madem ben aşkı ve ilişkileri anlatıyorum, bu konuya kendi açımdan bakmadan geçemedim.

Dün, yani 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günüydü! Bu konuda ne kadar bilgi sahibiydiniz, ne kadar ilgilendiniz? Bir kadın olarak ne kadar bilinçlendiniz? Bu satırları okuduğunuzda belki şaşıracaksınız. “Candan, sen böyle şeyler yazmazdın!” diyeceksiniz ama madem ben aşkı ve ilişkileri anlatıyorum, bu konuya kendi açımdan bakmadan geçemedim. Lütfen sıkılmadan okuyun, hatta sıkılsanız da okuyun!

 

Benim fikrim şudur: Bir toplumu, bir milleti bitirmek istiyorsan, işe kadınları bitirmekle başlarsın. Bir toplumun kadınları bozulursa, çaresizleşirse, cahilleşirse, o toplumun çökertmek çok kolaydır. Ne savaşa ihtiyacın olur, ne iç ve dış düşman oyunlarına.

 

Bizler; şimdinin anneleri, geleceğin anneleri olarak, büyük sorumluluklar taşıyoruz. Yetiştirdiğimiz evlatlar, günü gelince sevdiği kadını dövüyor, eziyet ediyor, aldatıyor ve şimdi şikayet ettiğimiz şeyleri yapıyor. Yetiştirdiğimiz evlatlar, geleceğin annesi oluyor. Biz sadece cinsiyet olarak kadın olmanın ötesinde, yarattığımız eserlerle bir toplumun kimliğini oluşturuyoruz. O yüzden bizim güçlü, bilgili, sağduyulu ve akıllı olmamız gerekiyor. O yüzden sevgiye, ilişkiye, aile birliğine sahip çıkmamız gerekiyor. Bizim dağılıp bozulduğumuz yerde, bir ülke parçalanıyor.

 

Okumuşu, cahili, güzeli, çirkini, evlisi, bekarı, ünlüsü, ünsüzü, hiçbir ayrım olmadan pek çok kadın şiddet görüyor. Bu konu hakkında pek çok yerde bilgi bulabilir ve şiddet gördüğünüzde nereye başvuracağınızı, ne yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Ben işin başka bir boyutunu kafama takıyorum: Şiddeti aşkla karıştıranlara!

 

Erkek arkadaşından, eşinden dayak yiyip, bunu sevgisinin bir göstergesi sayanlara takılıyorum. Hangi psikolojik durum içinde olduğunuzu fark etmelisiniz. Dayağı meşrulaştırmayın, bahane üretmeyin! Sizi dövdüğünde çok alkollü olduğunu ve aslında kendine sahip olmadığını düşündüğünüz o adam, bunu yine yapacak! Size vurduktan sonra gelip özür dileyen, çok pişman olduğunu söyleyen bir adama ne kadar güvenebilirsiniz? Çocukluğunuzda babanızın dövmesine katlandığınız için, sevdiğiniz erkeğin de buna hakkı olduğuna içten içe inanıyorsunuz belki!

 

Çaresizliğin pençesinde kıvranan pek çok kadın, gidecek yeri, dayanacak kimsesi, elinde ekmeği olmadığında bu acıya dayanıyor olabilir. Kaldı ki, onlara bile artık çözüm var! Peki, her türlü yaşam şartına sahip olmasına rağmen, erkek arkadaşının dayağına katlanan ve her seferinde özür dilediği için buna inanan gencecik kızlarımıza ne diyeyim? Bunun aşk olduğunu nasıl savunur aklınız? Bulduğunuz sudan bahanelerin arkasına saklanarak, şiddet dolu bir ilişkinin içinde var olmaya devam ediyorsanız, bunu sevgiyle ve aşkla karıştırmayın. Bu ancak sizin de, en az karşınızdaki kadar ruhsal olarak bozuk olduğunuzu gösterir. Lütfen kendinize gelin, aklınızı başınıza alıp bir daha düşünün! Gidip profesyonel yardım alın. Kendinize bunu yapmayın, yaptırmayın ne olur!

 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününe, 14 Şubat Sevgililer Gününe, doğum gününüze, yıldönümünüze sahip çıktığınız kadar sahip çıkın çünkü siz de bir kadınsınız….

 

Candan Ünal

Daha Fazla Göster

Emre Allison

Tam bir teknoloji aşığı, yazılım, donanım meraklısı ve sıkı bir web geliştiricisiyim. Tecrübe ve birikimlerini güncel teknolojik gelişmeler ışığında daha geniş kitlelere ulaştırabilmek adına emreallison.com‘da devam ettiriyorum.

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
error: