Kişisel

Müebbetim Ve iyiyim

Hüzün kokulu beyhude gençliğimin anısına,iki damla göz yaşına bir de idamlık bir aşkın son arzusuna yakışır bir gece yayılıyor odama,sabaha ramak kala…Gecenin sabaha en yakın olduğu an hüzün değiyor şakağıma…İçi burkulmuş bir sevdanın acıyan yanları suskunluğa soyunuyor fütursuzca…Bir aşkın kelimelerini susturmayalı çok olmuş…Unutmuşum aşka susmayı…İçimin bu denli acıması bu yüzden olsa gerek…Bak ben yine kelimelerden dönüyorum,suskun bir aşka…

Ceplerimden taşıyor yalnızlığım…Lisanım en aşk yanlarından suskun,kalbim en acıyan yerlerinden vurgun…Sessizliğimi bozmama ramak kala sabaha çıkacak kadar susacaklarım var yanımda…Bir damla aşk muhtaçlığında hangi gece varmaz ki sabaha? Tanımsızım…

Suskun bir aşkın zanlısıyım…Faili malum bir cinayetin bilinmeyen mağduruyum…Ruhuna fatihalık bir gençliğin mekanı cennet olamayan kişiliğiyim…Hükümsüzüm… Ölümlere terk edilmiş bir adamın;öldürmeye azimli göz bebeklerinden,melankolik bir aşk şizofren bir gülüşle sızıyor içime…Ölüm beni en aşk yanlarımdan vuruyor…Savunmasızım…Suskun bir dilin gelişi güzel kelimelerinde derinden bir aşk kanıyor sessizce…O ise kendi elleriyle intihar ediyor aşkı,kalbinin darağacında…Aşka aşık kimliğini onsuzluğa sürgün ediyor en şizofren haliyle ve susuyor fasih bir dille…İçim acıyor…Ben iç kanamalı bir hastayım…Cesetler biriktiriyorum kalbimin morguna…

O ise işlediği cinayetlerin ardından gülüyor sadece…Şizofrence…Ölü bir kente gidiyor ve işlediği cinayetleri cesetlerinin suskunluğundan öğrendiği morg alfabesiyle mühürlüyor satırlarına…Hiç açmamaya yeminler ederek…Hiç kapanmayacağını bilerek…

Hangisi daha acınası bilmiyorum…Yada hangisi daha öykünülesi…İçinde öldürdüğü her aşkla bir kez daha ölüp kendi mezar taşına kendi gözleriyle bakan ve bütün aşklarını sadece kelimelerinde yaşayan şair bir şizofren olmak mı?Yoksa her aşkında vurulup,vurgun yemiş yanlarına inat,aşkın ortasında,aşka suskun,aşka kırgın ama yine de buram buram aşk kokan suskun bir şizofren olmak mı? Şimdi yaklaşmayın bana ne olur…Dokunmayın iç kanamalarıma…

Bir aşktan dönüyorum,yaralıyım…Bu defa kelimelerimden vurgun yedim…Suskunum…Suskun cümlelerime ayrılık düştü değmeyin bana…Melankolik bir gece de şizofren gülüşe hüzünlendirip ruhumu bir şairin şiirlerine asıyorum kelimelerimi ve susuyorum işte…Sakın dokunmayın şairin işlediği cinayete…Maktul razı ölmekten,şairinin kelimeleriyle defalarca öldürülmekten…Böylesi bir ölüm olmalı imrenilen…Sakın dokunmayın maktul kimliğime…

İlginizi çekebilir;  Sizin dünyanız ne renk?

Zararım yok benim size…Zararım sadece kendime… Satırlarıma düşen anlamlarımı şaire çaldırdım anlamsızca…Çaldırdım bütün kelimelerimi…Kelimesizim… Susturun beni en aşk yanlarımdan…Vurun şimdi kelimelerime aşk kelepçesini…

Susturun cümlelerimi…Işıksız zindanlarda aşksız kelimelerle tüketin kalemimi…Öldürün kelimelerimi,susturun kalemimi ve gömün beni…Katilin katline muhtaç bir maktülüm…Şimdi sen öldür beni EYY ŞAİR! Aşksızlığa hüküm giydim…Müebbetim…Ve iyiyim…

Emre Allison

Tam bir teknoloji aşığı, yazılım, donanım meraklısı ve sıkı bir web geliştiricisiyim. Tecrübe ve birikimlerini güncel teknolojik gelişmeler ışığında daha geniş kitlelere ulaştırabilmek adına emreallison.com‘da devam ettiriyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
error: