Kişisel

72 Yıl Önce Bugün

10 Kasım 1938′de kaybettiğimiz ulusumuzun kahramanı ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü özlemle anıyoruz..Bugün küçüklüğümüzde bize öğretilen “Saat 9′u 5 Geçe Atam Dolmabahçede Gözlerini Kapadı” şiirinin gerçekleştiği günün 72.Yıl dönümü..Nasıl anlatılır ki böyle büyük bir komutan böyle bir günde..Bugün Tüm Türk Millet’inin Yas Günü..Atam sen rahat ol biz 10 Kasım’ı sadece saat 9:05 Geçe Sirenler içerisinde ayakta 1

10 Kasım 1938′de kaybettiğimiz ulusumuzun kahramanı ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü özlemle anıyoruz..

Bugün küçüklüğümüzde bize öğretilen “Saat 9′u 5 Geçe Atam Dolmabahçede Gözlerini Kapadı” şiirinin gerçekleştiği günün 72.Yıl dönümü..

Nasıl anlatılır ki böyle büyük bir komutan böyle bir günde..Bugün Tüm Türk Millet’inin Yas Günü..

 

Atam sen rahat ol biz 10 Kasım’ı sadece saat 9:05 Geçe Sirenler içerisinde ayakta 1 Dakika bekleyenlerden değiliz..Biz senin ilke ve inkilaplarını kalbimizde taşıyan Türk Gençleriyiz..

Bu yazımı Atamızın Bursa’da yaptığı fakat ülkemizin yöneticilerinin kendine yediremediği bir Nutuğuyla bitirmek istiyorum..

 

Ben ve Atatürk!

 

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

 

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

 

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

 

Ne mutlu Türk’üm Diyene..

 

İzindeyiz Atam..

Daha Fazla Göster

Emre Allison

Tam bir teknoloji aşığı, yazılım, donanım meraklısı ve sıkı bir web geliştiricisiyim. Tecrübe ve birikimlerini güncel teknolojik gelişmeler ışığında daha geniş kitlelere ulaştırabilmek adına emreallison.com‘da devam ettiriyorum.

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
error: